Sırbistan’da pazar günü gerçekleştirilen erken seçim, ülkenin siyasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir değişimle sonuçlandı. 2012’den beri iktidarda olan eski cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi (SNS) ile yarışan sivil Öğrenci Listesi hareketi, büyük bir çoğunluk elde etti. Sırbistan Seçim Komisyonu’na göre Öğrenci Listesi oyların yüzde 52.7’sini alırken, SNS yüzde 39.2’de kaldı. Bu sonuçla öğrenci hareketi, 250 sandalyeli parlamentoda 139 sandalye kazanarak tek başına iktidar olabilecek bir konuma geldi; SNS ise yalnızca 97 sandalye elde edebildi. Geri kalan koltuklar ise azınlık partilerine ayrıldı.

MUHALEFETİ DE ALT ÜST ETTİLER
Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda meydana gelen ve 16 kişinin ölümüne yol açan sundurma çöküşünün ardından başlayan protestolarla ortaya çıkan bu hareket, bir yıl önce seçimlere katılacak bir liste oluşturma kararı aldı. Öğrenci hareketi olmasına rağmen adaylar arasında öğrencilere yer verilmedi. Akademisyenlerden sporculara, çiftçilerden sanatçılara kadar birçok farklı kesimden aday, yolsuzlukla mücadele, kamu kurumlarının siyasetten arındırılması, kamu yayıncısının bağımsızlığının sağlanması ve eğitim sisteminin iyileştirilmesi gibi vaatlerle seçime girdi. Tamamen sivil temele dayanan bu hareketin seçim sonuçlarıyla Vucic iktidarını devirmesinin yanı sıra geleneksel muhalefeti de meclis dışına itmesi tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak belirgin bir liderin, kurumsal bir parti yapısının ve merkezi karar alma mekanizmasının olmaması, bu zaferin nasıl bir yönetim modeline dönüşeceği sorusunu gündeme getiriyor. Başbakanlık görevini kimin üstleneceği ve vaatlerin nasıl hayata geçirileceği henüz net değil. Bundan sonraki süreçte hareketin nelerle karşılaşacağını Sırbistan’ın tanınmış siyasi yorumcularından ve Belgrad Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi akademisyeni Stefan Surlic değerlendirdi.
ÖNÜNDE ZORLUKLAR VAR
Surlic, hareketin “sorumluluğu çok sayıda katılımcı arasında dağıtmasının ve tek bir lidere baskı yaparak etkisiz hale gelmesini engellemesinin” önemli yöntemleri arasında olduğunu vurguladı. Seçim zaferinde etkili olan bu çeşitliliğin ülke yönetiminde karar alma süreçlerini zorlaştırma ihtimali üzerinde durdu. Surlic, bu aşamada hareketin örgütsel yapısının resmileşmesi gerektiğini belirtirken, bunun geleneksel partilerden farklı olarak seçilmişleri denetlemeye devam edecek bağımsız sivil bir yapı olabileceğini savundu. Surlic’in dikkat çektiği başka bir mesele ise eski iktidarla bağlantılı siyasi, ekonomik ve medya ağlarının yeni hükümet reformlarını atamalar, idari süreçler ve yerel yönetimler üzerinden geciktirebileceği ya da engelleyebileceğidir. Yerel yönetimlerin de direnç noktaları haline gelebileceğine dikkat çeken Surlic, şeffaf kamu ihaleleri, sözleşmelere erişim, bağımsız denetimler ve açık atama kriterleri ile iktidarın denetlenebilir hale getirilmesinin kalıcı çözüm için gerekli olduğunu düşündüğünü ifade etti.

DIŞ POLİTİKADA DÖNÜŞÜM ZOR
Surlic’e göre yeni hükümetin Sırbistan’ın dış politikasında radikal değişikliklere gitmeyeceği düşünülmekte. Dış politikadaki en kritik alanlardan biri olan Avrupa Birliği üyelik sürecinde ilerleme sağlanmasının ülkedeki reformlarla birlikte Belgrad yönetiminin Rusya ile ilişkileri yaratacağı gerilim ve Kosova ile normalleşmesine bağlı olacağına inanıyor. Hareketin Rus yaptırımlarına katılmaya kesinlikle karşı olduğunu hatırlatan Surlic bu konuda kısa vadede köklü değişiklikler beklenmemesi gerektiğini düşünüyor. Bosna-Hersek’in Sırp Entitesi’nin ayrılıkçılığını desteklemek yerine bölgesel işbirliği ve istikrarı teşvik eden adımlar beklediğini kaydeden Surlic, öğrencilerin Sırbistan’ın Kosova’daki egemenlik iddiasını kamuoyu önünde teyit ettiğini belirterek bu bağlamda da bir değişiklik öngörmediğini ifade etti.
SOKAKTAN SANDIĞA ÖFKEDEN OYA
TREN istasyonu kazasıyla başlayan protesto hareketi zamanla üniversite kampüslerinin dışına çıkarak çiftçilerden sanatçılara kadar toplumun farklı kesimlerinden destek buldu. Öğrenciler geleneksel parti yapılarından farklı olarak meclisler ve genel toplantılar aracılığıyla yatay bir örgütlenme geliştirdi. Seçimler öncesinde Vucic’in güçlü olduğu kırsal alanlarda kapı kapı dolaşarak seçmenlerle iletişim kurmayı hedefledi; sokaktaki toplumsal desteği sandığa taşımayı amaçladı.
Stefan Surlic de hareketin başarısını Vucic yönetimine duyulan tepkiyle öğrencilerin demokratik alternatif sunabileceğine yönelik güvenlerinin birleşmesine bağlıyor. “Vatandaşlar ekonomi politikası, ulusal kimlik veya dış politika gibi konularda farklı görüşlere sahip olabilirken savcıların usulsüzlükleri soruşturması ve kamu istihdamının liyakata dayanması gerektiği konusunda uzlaşabilir” diyen Surlic, öğrencilerin en büyük başarısının “bu ortak beklentileri siyasi sonuç doğurabilecek taleplere dönüştürmek” olduğunu vurguladı.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için bültenlerin gönderileceği e-posta adresinizi giriniz.
Bülten Tercihleri